Üçleme (Teslis) Yanılgısı | Harun Yahya | Beyaz Siteler

Teslis İnancı, Allah'ı Takdir Edebilmenin Önündeki Büyük Bir Engeldir

Teslis İnancı, Allah'ı Takdir Edebilmenin Önündeki Büyük Bir Engeldir

Teslis inancını Kilise'nin değiştirilemez doktrini olarak görüp bugün ona uyan Hristiyanların belki de bu konudaki en büyük sorunlarından birisi, Allah'ı gereği gibi takdir edememeleri, Allah'ın vasıflarını tam olarak anlayamamalarıdır. Yüce Allah, dev büyüklüklerden keşfedilmesi dahi olağanüstü derecede zor küçüklükteki tüm alemleri, tüm kainatı YOKLUKTAN yaratmıştır. Yoktan muazzam bir evren yaratan, onun içindekilerin tümünü bir denge ve düzen içinde var eden, insanı ve tüm diğer canlıları bu muhteşem sistem içinde kusursuzca yaratan, insana bir kader veren Allah kuşkusuz ki yarattığı her canlıyı gözetip korumaya da kadirdir. Rabbimiz, her şeyin bilgisine sahiptir. O, her şeyi görür, her şeyi işitir. O'ndan hiçbir şey gizli değildir. O'nun bilgisi olmaksızın tek bir canlı tek bir nefes dahi alamaz, tek bir yaprak dahi hareket edemez, tek bir elektron yer değiştiremez. Allah dilerse, bunların tamamını yok etmeye ve yeniden görülmemiş, tanınmamış bir güzellikte yoktan var etmeye kadirdir. Allah için bu kuşkusuz ki çok kolaydır. Rabbimiz'in yalnızca "Ol" emri ile her şey olur.

Allah her gözün gördüğünü görür, her sesi duyar. Her gözün göreceğini de, her kulağın duyacağını da zaten yaratan O'dur. Kuran'ın bizlere gösterdiği İslam'ı tam olarak anlayamamış olan bazı Hristiyanlar, İslam'da Allah'ın insanlara uzak olduğuna dair bir anlayış olduğunu iddia ederek teslis dogmasını kendilerince haklı çıkarmaya çalışırlar. Oysa Allah bizden uzak değildir, her an bizimledir. Allah her yerdedir ve İslam bu gerçeği Kuran ayetleriyle insanlara haber verir. İslam'ın aksine teslis düşüncesi Allah'ı uzak görür. Bu sebeple Allah'ın ancak Hz. İsa (as)'ı vesile ederek kullarına ulaşabildiği düşüncesi hakimdir. İşte bu düşünce, Allah'ı tam anlayamama, gereği gibi takdir edememekten kaynaklanır.

Teslis İnancı, Allah'ı Takdir Edebilmenin Önündeki Büyük Bir Engeldir

Allah'ın kendilerinden uzak olduğunu düşünen bazı Müslümanlar elbette vardır. Fakat onların kaynağı Kuran değil, kendi türettikleri hurafelerdir. Dolayısıyla onların savundukları şeyin bilgisi İslam'da yoktur. Gerçekte, Allah'ın kendilerinden uzak olduğunu düşünen bir kısım Müslümanlar da, Allah'ın kendilerine vesilelerle ulaşabileceğini düşünen teslisçi Hristiyanlar da aynı yanlış anlayışı paylaşırlar. Yüce Rabbimiz Kuran'da;

"Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız."
(Kaf Suresi, 16)

"Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin..."
(Tur Suresi, 48),

"...Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır."
(En'am Suresi, 59)

"...O, gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir."
(Hud Suresi, 5)

"...Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
(İbrahim Suresi, 38)

ayetlerinde ve bunun gibi pek çok ayette haber verdiği gibi, insana EN YAKIN olduğunu açıkça bildirmiştir. Hiç kimse, hiçbir varlık, insana Allah'tan daha yakın değildir. Her gözden Allah görür, her kulaktan Allah işitir. Allah, bir kısım Müslümanların ve Hristiyanların düşündüğü gibi yalnızca göklerde değil, HER YERDEDİR. Bir yaprak düştüğünde onu gören kimse olmasa da Allah onu mutlaka görür, bilir. Yerin altındakiler, denizin kilometrelerce derinliğindekiler, hücrelerimizin içindekiler ve tamamen görünmez bir alem olan atomlar, elektronlar, kuarklar bizim için bilinmez olsa da, Allah onların her birini her an bilir ve her an görür.

Teslis İnancı, Allah'ı Takdir Edebilmenin Önündeki Büyük Bir Engeldir

Birbirinden farklı çeşitli vasıfları olan üç ayrı tanrının varlığını öne süren teslisçiler, Allah'ın işte bütün bu satırlarda anlatılan üstünlüğünü, yüceliğini, kudretini bilmemektedirler. Bunu bilseler, Allah'ın kendilerine çeşitli vesilelerle ulaştığı düşüncesinin yanlışlığını hemen anlayabileceklerdir. Allah'ın vesilelere ihtiyacı yoktur. O, yaratılanı daha yaratılmadan önce bilen, sinelerin özünde saklı olandan haberdar olandır.

Bu gerçeği daha iyi anlamak için tecelli kavramının ne olduğunu, onun için de maddenin hakikatini bilmek gerekmektedir. O zaman Hristiyanlar, tüm bu anlatılanların metafizik bir inanç olmadığını, Allah'ın açıkça insanlara bildirdiği bu gerçeğin bilimsel olarak ispatlanmış olduğunu daha iyi anlayacaklardır.
Bu konu, üçüncü bölümde detaylı olarak işlenmektedir.