Üçleme (Teslis) Yanılgısı | Harun Yahya | Beyaz Siteler

Beynimizdeki Dünyanın Tümü Allah'ın Tecellisidir, Hiçbir Şey İstisna Değildir

Beynimizdeki Dünyanın Tümü Allah'ın Tecellisidir, Hiçbir Şey İstisna Değildir

Her şeyin beynimizde yalnızca bir görüntü olarak yaratıldığı gerçeği, tecelli kavramını da daha iyi anlamamızı sağlar. Her şey bizim için bir görüntüden ibaret olduğuna, maddenin dışarıdaki aslı saydam ve karanlık olduğuna göre, zihnimizde yaratılan renkli, hareketli ve ışıklı görüntünün tümü mahiyet bakımından birbirinden farksızdır. Diğer bir deyişle bizim muhatap olduğumuz dünyaya ait herşey zihnimizde oluşan hayallerdir. Bizler, beynimizdeki bir ekranın içinde her biri birer hayal olan bu görüntüleri izleriz. Bu Allah'ın yarattığı kanundur. Allah'ın kanununa göre, MADDE DIŞARIDA VARDIR, ANCAK BİZİM bunun dışına çıkıp maddenin aslına ulaşmamız, beynimizdeki bu görüntülerin dışına çıkmamız mümkün değildir.

Dolayısıyla "HER ŞEY"; beynimizin içinde gördüğümüz muhatap olduğumuz HER ŞEY Allah'ın tecellisidir. Tüm anneler ve babalar Allah'ın tecellileridir. Tüm çocuklar Allah'ın tecellileridir. Tüm kelebekler, kuşlar, ağaçlar, güller, meyveler Allah'ın tecellisidir. Gezegenler, güneşler, yıldızlar, devasa kainat Allah'ın tecellisidir. Allah, Hz. Musa (as)'a çalıdan seslendiğinde de, Allah çalıda tecelli etmiştir. Hiçbir şey istisna değildir. Çünkü her şey, dışarıda var olan maddenin beynimizde yaratılan görüntüsünün bir parçasıdır. Bu görüntünün içinde güzel insanlar, ailemiz, güzel evler, binalar, kuşlar, birbirinden ihtişamlı dağlar olduğu gibi metruk evler, izbe sokak araları, savaşlar, katliamlar, kavgalar, çirkinlikler, hastalıklar da vardır. Güzel şeyler nasıl bu görüntünün parçası ise, kötü şeyler de aynı görüntünün parçasıdır. Çünkü tümü bu dünya hayatını oluşturmak için beynimizde bir hayal olarak yaratılır ve dolayısıyla tümü Allah'ın yarattığı görüntüler yani tecellilerdir.

Bazı Hristiyanlar, maddenin yalnızca beynimizde bir görüntü olduğu gerçeğini bilmediklerinden veya tam kavramadıklarından, "Allah'ın dünyadaki tecellileri" ifadesini de yanlış yorumlamaktadırlar. Söz konusu Hristiyanlar, sadece Hz. İsa (as) Allah'ın tecellisidir diyerek, ona haşa ilahlık atfetmekte; diğer varlıkları ise haşa Allah'tan bağımsız tutmaktadırlar.

Beynimizdeki Dünyanın Tümü Allah'ın Tecellisidir, Hiçbir Şey İstisna Değildir

Hz. İsa (as) elbette Allah'ın ruhunu taşımaktadır ve elbette Allah onda en Rahmani şekilde tecelli etmektedir. Fakat dünyada var olan hiçbir şey Allah'tan bağımsız değildir; hepsi Allah'ın eseri ve Allah'ın tecellisidir. Güzel, çirkin, iyi, kötü, kısacası herşey Allah'ın yaratmasıyla, Allah'ın izniyledir. Ancak bu konuda söz konusu Hristiyanlar Allah'ın tecellisi olmayı, Allah'ın Zatı şeklinde yanlış yorumlayarak önemli bir hataya düşmektedirler. Yalnızca Hz. İsa (as)'ın Allah'ın bir tecellisi olduğunu, yeryüzündeki başka varlıkların, özellikle kötülüklerin ve çirkinliklerin asla tecelli olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmektedirler.

Allah'ın tecellisi demek, Allah'ın Zatı demek değildir. İnsanlar, hiçbir zaman Allah'ın Yüce Zatını göremezler, ama O'nun tecellileriyle sürekli muhataptırlar. Gördüğümüz her şey dışarıda var olan maddeye ait birer görüntüdür ve bu görüntü tek bir ekran içinde bütündür. Bizim için tüm dünya beynimizdeki bu görüntülerden ibarettir, çünkü biz dışarıdaki maddesel dünyanın aslıyla hiçbir zaman muhatap olamayız. Beynimizdeki bu kopya görüntüler ise Rabbimiz'den ayrı değildir (Allah'ı tenzih ederiz), ayrı olabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Hz. İsa (as) da, tüm diğer varlıklar da aynı görüntünün parçasıdırlar ve tümü Allah'ın tecellileridir.

Yukarıda bilimsel olarak anlattığımız maddenin aslı konusu, Hristiyanların Hz. İsa (as)'a yönelik bu yanlış inançlarını tam anlamıyla ortadan kaldırmaktadır. Bunun için samimi Hristiyan kardeşlerimizin bu konu üzerinde detaylı düşünmeleri gerekmektedir. Anlattığımız bu gerçek, daha önce de belirttiğimiz gibi, bir yorum veya bir inanç şekli değildir. Bu, ispatlanmış, bilimsel bir gerçektir ve içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda bunu inkar edecek tek bir bilim adamı yoktur. Bunu inkar etmek, dünyanın düz olduğu gibi anti bilimsel bir iddiayı savunmakla aynı şeydir. Dolayısıyla maddi dünyanın varlığını öne sürerek Hz. İsa (as)'a ilahlık atfetmeye çalışanlar, daha temelden çürütülmüş materyalizmin etkisi altında aldanmaktadırlar.

Beynimizdeki Dünyanın Tümü Allah'ın Tecellisidir, Hiçbir Şey İstisna Değildir

Hz. İsa (as); güçlü Allah korkusu ve sevgisi, üstün ahlakı, örnek tavrı, Rabbimiz'in kendisine bahşettiği mucizeleriyle elbette Allah'ın özel bir tecellisidir. Allah'ın çok sevgili bir kulu, Rahman isminin çok yoğun olarak tecelli ettiği kutlu bir peygamberidir. Bazı Hristiyanlar Allah'ın mübarek kulu ve peygamberi olan Hz. İsa (as)'ı, Rabbimiz'in tüm diğer tecellileri gibi bir tecelli olarak kabul ettiklerinde, ona ihanet edeceklerini ya da duydukları sevgiye zarar geleceğini düşünüyor olabilirler. Oysa Allah'ın kutlu Peygamberini haşa ilahlaştırmak kesinlikle bir sevgi ifadesi olamaz. Tam tersine bu, Allah sevgisini anlayamamaktan kaynaklanan ciddi bir yanılgıdır. Böyle bir anlayıştan Allah'a sığınmak gerekir. Sevgi, her şeyin Yaratıcısı ve Tek Sahibi olan Allah'a yöneltilir. Rabbimiz'in en mübarek tecellileri de işte bu yüzden çok sevilirler. Bizim Hz. İsa (as)'a olan sevgimiz, Allah'a olan sevgimizden kaynaklanan bir sevgidir. Allah'ı ne kadar çok seversek, Hz. İsa (as)'a sevgimiz de o kadar güçlenip büyüyecektir.

Hz. İsa (as)'ın Allah'ın yarattığı tüm tecelliler gibi bir tecelli olması, onun değerini elbette ki düşürmez. O, Allah'ın güzel ahlaklı ve salih bir kuludur, Rabbimiz'in seçtiği güzeller güzeli peygamberidir. Onu bu üstün vasfıyla, Allah rızası için sevmek, çok daha değerli ve güzeldir. Allah'ın razı olacağı, asıl gösterilmesi gereken ve doğru olan sevgi şekli de budur.