Üçleme (Teslis) Yanılgısı | Harun Yahya | Beyaz Siteler

Allah Her Yerdedir

Allah Her Yerdedir

Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.
(Kaf Suresi, 16)


Bazı Müslümanlar ve Hristiyanlar, ayette geçen "Biz ona şahdamarından daha yakınız" ifadesinin fiziksel değil, bir nevi manevi yakınlık olduğunu iddia ederek Allah'ın her yerde olduğu gerçeğine itiraz etmeye çalışırlar. Söz konusu Hristiyanlar kendi yanlış inançlarınca İslam'da "uzak bir Allah inancının" hakim olduğunu, Allah'ın (Haşa) erişilemez olduğunu iddia etmektedirler. Bu şekilde "Allah'ın oğlu" kavramına da kendilerince zemin bulmaya çalışmakta ve İslam'daki kendilerince "uzak" Allah inancı (Allah'ı tenzih ederiz) yerine, Hristiyanlıkta Allah'ın Hz. İsa (as) vesilesi ile kullarına ulaştığını iddia etmektedirler. Bu çok ciddi bir yanılgıdır ve Allah'ın Zatı ve Allah'ın tecellisi olma arasındaki farkı tam olarak kavrayamamaktan kaynaklanmaktadır.

Ayette geçen "Biz ona şahdamarından daha yakınız" ifadesi, manevi yakınlık olduğu gibi aynı zamanda fiziksel bir yakınlıktır. Daha önce açıkladığımız gibi, her şey beynimizdeki görüntünün bir parçası olduğuna ve tüm hayatımız beynimizde oluşan bu görüntülerin bir toplamı olduğuna göre, bizim bedenimiz, hücrelerimiz, sahip olduğumuz ve muhatap olduğumuz her şey yine birer görüntüdür ve dışarıda var olan maddeye ait tüm bu kopya görüntüler gibi onlar da Allah'ın birer tecellisidir. Dolayısıyla Allah bize, en yakınımızda olduğunu sandığımız kişiden bile daha yakındır. Bu, tam anlamıyla bir fiziksel yakınlıktır; çünkü Allah insanı içten, dıştan, her yönden çepeçevre kuşatmıştır.

Allah Her Yerdedir

Allah'ın Zatı elbette ki başkadır. Fakat Allah'ın tecellileri her yerdedir. Bir kişi bir odaya girse burada Allah yok dese, dinden çıkmış olur. "Her şey Allah'ın tecellisi fakat bu küçük kutu hariç" dese yine dinden çıkmış olur. Bu ifade ile kendince, sonsuz Allah'ın büyüklüğünü sınırlamakta, Allah'tan bağımsız başka varlıklar olduğunu iddia etmektedir. (Allah'ı tenzih ederiz) Allah'tan bağımsız gördüğü şey küçük bir kutu dahi olsa, Allah esirgesin farkında olmadan yine Allah'ın sonsuz büyüklüğünü inkar etmiş olur. Oysa sonsuz ve mutlak olan yalnızca Allah'tır. Dolayısıyla bir insan bir odaya girdiğinde, Allah'ın tecellileri o oda dahil gördüğü ve görmediği her yerdedir. Bir insan her nereye dönerse, Allah'ın tecellisi oradadır.

Allah'ın her yeri sarıp kuşattığı, her nereye dönersek Allah'ın orada olduğu gerçeği birçok Kuran ayeti ile bildirilmiştir. Bu ayetlerde geçen ifadeler muhkemdir. Örneğin Allah, Bakara Suresi'nin 255. ayetinde "... O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır...." diye bildirmektedir. Hud Suresinin 92. ayetinde ise, "... Şüphesiz benim Rabbim, yapmakta olduklarınızı sarıp-kuşatandır." denilerek Allah'ın, insanları da yaptıklarını da kuşattığı bildirilmektedir.

Allah Her Yerdedir

Allah bu gerçeği İncil'de de çok açık olarak bildirmiştir:

Herşeyden önce var olan O'dur (Allah'tır) ve herşey varlığını O'nda sürdürmektedir.
(Pavlus'tan Koloseslilere Mektup, 1:17)

Allah'ın görmediği hiçbir varlık yoktur. Kendisi'ne hesap vereceğimiz Allah'ın gözleri önünde herşey çıplak ve açıktır.
(İbranilere Mektup, 4:13)

Yukarıda anlattığımız, dışarıda var olan maddenin gerçeğiyle asla muhatap olamayacağımız, bizim sadece beynimizdeki kopya görüntülerle, hayalle muhatap olduğumuz gerçeği tam olarak anlaşıldığında, Allah'ın her yerde ve tek mutlak varlık olduğu da tam olarak anlaşılabilecektir. Allah sadece göklerde değildir. Allah, her yeri sarıp kuşatandır. Bu bilgi bize Kuran aracılığı ile verilmektedir. Biz dua ettiğimizde Allah bizi her yerde her an duyar. Allah bize her yerde tecellileriyle Kendisini gösterir. Allah bizi sevendir ve bize en yakındır. Hiç kimse bize Allah'tan daha yakın değildir. Allah ile aramızda hiçbir mesafe yoktur. Maddenin dışarıdaki varlığı ile asla muhatap olmayacaklarını anlayan insanlar Allah'ın her an her yerde olduğunu, her an kendilerini gördüğünü ve işittiğini, her şeye şahit olduğunu ve kendilerine şah damarlarından daha yakın olduğunu, her dua edenin duasını işittiğini, dolayısıyla manevi ve fiziksel anlamda insana en yakın olanın yalnızca ve yalnızca Yüce Rabbimiz Allah olduğunu bütün açıklığı ile anlayacaklardır.

Bizler, zamana ve mekana bağlı olarak yaşayan varlıklar olduğumuz için Allah'ın gökleri, yeri ve tüm varlıkları sarıp kuşatmış olduğu gerçeğini gereği gibi kavrayamayabiliriz. Oysa Allah'ın sarıp kuşatması, bir insanı hücrelerine, atomlarına kadar sarıp kuşatması anlamına gelir. Hiçbir atom, Allah'tan bağımsız değildir. Her biri O'nun tecellisidir ve Allah onların tümünü bilir. Allah'ın olmadığı hiçbir yer yoktur.