Üçleme (Teslis) Yanılgısı | Harun Yahya | Beyaz Siteler

Beynimizin İçindeki Görüntünün Dışında Hiç Bir Şeyle Muhatap Olamayız

Beynimizin İçindeki Görüntünün Dışında Hiç Bir Şeyle Muhatap Olamayız

Dünyada insanların çok büyük bir bölümü, önemli bir gerçeğin farkında olmadan yaşar. İnsanların tüm hayatlarını, dünya hayatına ve ahirete bakış açılarını köklü şekilde değiştirecek bu sır, sadece beynimizin içinde yaşadığımız gerçeğidir. Diğer bir deyişle, hiç kimse kendisine beyninin içinde ruhuna izlettirilen dünyadan dışarı çıkamaz, dışarıda var olan maddenin aslıyla muhatap olamaz.

Bu şöyle açıklanabilir: Bize dış dünyadan görüntü olarak ulaşan bilgiler, yalnızca bir miktar ışıktır. Eğer bir elmanın görüntüsünü görüyor, kokusunu hissediyor, tadını alabiliyor ve ona elimizle dokunabiliyorsak, bunların tümü bize bir ışık demeti ile gelir. Bir başka deyişle dışarıdaki elmadan, bize bu ışık demeti dışında gelen hiçbir şey yoktur. Elmanın kendisine asla ulaşamayız. Örneğin elmadan gözümüze ulaşan fotonlar, gözümüzde elektrik akımına dönüştürülür ve beynimize iletilen elektrik akımı orada bir elma görüntüsü olarak yorumlanır. Yine başka bir deyişle, beynimizde dışarıdakinden bağımsız apayrı bir görüntü meydana gelir ve biz sadece beynimizdeki bu elma ile muhatap oluruz. Dışarıdaki elma ile beynimizdekinin hiçbir bağlantısı yoktur.

Bu, gördüğümüz, tattığımız, dokunduğumuz, kokladığımız ve duyduğumuz her şey için geçerlidir. Beynimizde oluşan görüntünün hiçbiri dışarıdaki görüntünün aslı değildir. DIŞARIDA MADDENİN KENDİSİ VARDIR, fakat bu maddenin aslı tamamen SAYDAM VE KARANLIKTIR. Dışarıdaki bu saydam ve karanlık maddeye herhangi bir şekilde ulaşabilmemiz ise imkansızdır. Bu, bilim adamlarının tespit ettiği ve ittifakla kabul edip ortaya koydukları bilimsel bir gerçektir. (Atomun içinde %99.9999 kadarlık bir boşluk olduğunun ve kuantum fiziği ile atomaltı parçacıklarının, parçacık özelliklerinin yanı sıra dalga özelliği de gösterdiklerinin ispatlanmasıyla dışarıdaki maddenin gerçek mahiyeti ve dışarıda ışık ve renk olmadığı ortaya çıkarılmıştır.)

Beynimizin İçindeki Görüntünün Dışında Hiç Bir Şeyle Muhatap Olamayız

Burada şunu vurgulamak gerekir: Maddenin aslına hiçbir zaman ulaşamadığımız gerçeği, bilimsel olarak ispatlanan tartışmasız kesin bir sonuçtur; kimsenin özel bir inancı değildir. Bilim, tüm hayatımızın beynimizin içinde mükemmel bir detay ve netlik içinde yaratılmakta olduğunu, dışarıdaki dünyaya ise hiçbir zaman ulaşamayacağımızı, dışarıda var olan maddenin ise tamamen saydam olduğunu kanıtlamış bulunmaktadır.

İnsanların büyük bir kısmı, bu gerçeği ilmi olarak bilseler de, dışarıdaki dünya ile muhatap oldukları hissinden bir türlü kurtulamazlar. Görüntünün kesintisiz netliği ve kalitesi onları bu konu üzerinde düşünmekten alıkoyar. Bunun sebebi ise, beynimizde yaratılan ve yalnızca elektrik sinyallerinden oluşan görüntünün müthiş gerçekçi, olağanüstü canlılıkta, renkli, hareketli ve kusursuz olmasıdır. Bu elbette, tüm alemlerin Yaratıcısı olan, bir atomun içinde ve devasa uzayda hayranlık uyandıracak alemler yaratan, her şeyi kusursuz bir düzen ve olağanüstü güzellikte var etmeye kadir olan, Kendisi tüm güzelliklerin Sahibi ve tüm kusur ve eksikliklerden münezzeh Yüce Allah için çok kolaydır. Rabbimiz, her insanın zihninde, yalnızca ona ait ve detaylarda mükemmelliklerle donatılmış bir alemi var etmeye kadirdir.

Bu bilgi şu anlama gelir: Dışarıda uçsuz bucaksız zannettiğimiz gezegenler, Samanyolu, yıldızlar, Güneş, Dünya üzerindeki tüm insanlar, milyonlarca canlı türü, onların yaşamları, yerin altındakiler, hücreler, proteinler, atomlar ve atomun içindeki tüm diğer alemler, bunların her biri Allah'ın izniyle beynimizde mercimek büyüklüğünde bir alanın içinde yaratılmaktadır. Görüntünün yaratıldığı bu küçük zerre de aslında bizim için sadece bir görüntüdür Beynin içinde bu görüntüleri gören, bu hisleri algılayan ise ruhumuzdur. "Hayatımız" ya da "dış dünya" dediğimiz ise, aslında Allah'ın ruhumuza yaşattırdıkları, hissettirdikleridir.

Ruhun beyni de kulağı da yoktur, ama bunlara ihtiyaç olmadan beyne gelen sinyalleri hoşa giden bir müzik, bir sokak gürültüsü veya bir arkadaşınızın sesi olarak duyarsınız. Aynı şekilde ruhun gözü de yoktur, ama ruhumuz elektrik akımı olarak beyne gelen sinyalleri göze ihtiyaç olmadan zevk veren bir manzara ya da tanıdık bir sima olarak görür. Dolayısıyla dünya metafiziktir, kainat metafiziktir. İnsanlar bu gerçeği düşünmek istemeseler de, anlamazlıktan gelseler de, sadece ve sadece Allah'ın ruhlarına izlettirdiği dünya ile muhataptırlar ve -Allah dilemedikçe- bu dünyanın dışına kimse çıkamaz, aslı dışarıda var olan madde ile muhatap olamaz.